haberL haberR
0 facebook twitter googleplus

Yaşam

13 Ocak 2011 Perşembe, 02:00
Paylaş
Tweet
Paylaş
Gönder
Yazdır
A
A
Gönder
Ana Sayfa » Yaşam » "Flört" yapmak zorunda mıyım?

"Flört" yapmak zorunda mıyım?

İlahiyatçı Mehmet Paksu gündelik yaşamda karşılaştığınız sorunlara çözümler sunuyor...
İlahiyatçı Mehmet Paksu gündelik yaşamda karşılaştığınız sorunlara çözümler sunuyor...
"Flört" yapmak zorunda mıyım?

Ben 28 yaşındayım. Görücü usulüyle gelenlere, "Flörte karşıyım" diyorum. Onlar da vazgeçiyor. Şimdi biri daha var. Onunla görüşmeli miyim? (Rumuz: Sema)

Görüşmenin bir sakıncası yoktur. Zaman içinde 10 kişiyle de görüşebilirsiniz, fakat hiçbiri olmayabilir.

Bu görüşmeler belli bir ölçü içinde, usulü dairesinde olmalı. Çünkü yeni bir yuva kuracaksınız, bir aile olacaksınız. İlk başlarda işi ne kadar ciddiye alırsanız, ne kadar sağlıklı ve sağlam hareket ederseniz, devamı ve sonucu da o nispette tutarlı olur.

Evlilik gibi kutsal bir kurumu söz yerindeyse, bir "deneme tahtası" haline getirmemeli, bir "evcilik" olarak algılamamalı, "birbirimizi tanıyalım" derken, daha sonra telafi imkânı olmayan birtakım yanlışlara fırsat vermemelidir.

"Flörte karşı" bir tutumunuz varsa aile hayatını inanç ve ahlak ölçüleri içinde düşünüyorsunuz demektir.

Bu da ailenizin yardımı, desteği ve himayesinde gerçekleşir. "Görücü usulü", zaten size yakın olanların gözü önünde ve gözetimi altında olması demektir.

Yoksa bazı "kaçamak" davranışlar, olayın "keyfini çıkarmaya" yönelik düşünceler, "zevkine" tanışmalar, buluşmalar aile mahremiyetinin özünü kaçırdığı gibi mutluluğu da gölgeler.

Daha birkaç sene geçmeden birbirinizden çabuk usanırsınız, paylaşımlarınız azalır, beklentileriniz dibe vurur. Bir de bakmışsınız ki, hakim karşısında kendinizi savunuyorsunuz.

Kızımın tavrı korkutuyor

Benim 32 yaşında opera sanatçısı bir kızım var. Evlendi, ayrıldı. Ayrılırken kocası bütün borçları üstüne yığdı. Bu evliliği bozan insan şimdi kızımın evinde kalıyor. Adam 49 yaşında. "Boşandım" demiş, gelmiş. Yanında bir de oğlu var. Hiçbir şey söylemiyor. Ben kızıma, "Evini kimseye kullandırma!" diyorum. Adam niyetini açıklamıyor. Bu işte bir gariplik var. Eşim diyaliz hastası. Hangisine koşacağımı şaşırdım. (Rumuz: Didem)

Kızınız aklı başında, ne yaptığını bilecek kadar işin farkında ve bilincinde bir insan, bir sanatçı...

Eşinden ayrılmış, evliliği sonlandırmış, eşinin bıraktığı borçları ödemiş, şimdi de o kişiyle evlilik dışı birlikte yaşamayı tercih etmiş.

Size de bir şey diyemiyor. Aralarında nikâh gibi bir işlem yapmadıkları için, bu beraberliğin adını size söyleyemiyor.

Sizin "garip" olarak karşıladığınız durum, bazı sanatçının yaptığı gibi, nikâha lüzum görmeden kendi aralarında anlaşarak "beraber yaşama" biçimidir.

Kızınız sizin uyarılarınızı dinliyor, sizi kırmıyor, sizi ikna edecek, kafanıza yatacak, makul bir şey de diyemiyor, suskunlukla geçiştiriyor.

Sizin, "içi yanan bir anne" olarak onu kendi sorumluluğu ve vebali içinde bırakmaktan başka yapacak bir şeyiniz yok gibi görünüyor.

Fakat onun ağzından nasıl bir hayat yaşadıklarını öğrenirseniz tavırlarınızı ona göre belirlersiniz.

4 aydır yüzüme bakmıyor

Biz 32 yıldır evliyiz. Eşim 4 aydan beri benimle hiç ilgilenmiyor. Ben de Allah rızası için iyi davranıyorum. Ne yapacağımı bilemiyorum. (Rumuz: Canan)

İyi davranmak bir sorumluluk gereğidir. Evine, eşine bağlı bir hanımın görevidir. Yıllarını birlikte geçirmiş bir insana karşı yapılacak bir vefa borcudur. İffetini, namusunu, aile birlikteliğini, güven ve sadakatini düşünerek yuvayı ayakta tutma çabasıdır.

Siz doğru durun, hayatınıza eğrilik girmesin, kalbinizi sağlam tutun, niyetinizi bozmayın, ama kiminle görüştüğünü, gününü, zamanını nereden geçiriyor, öğrenmeye çalışın.

Bu arada ağzını yoklayın, size karşı soğuk davranmasının sebebini araştırın.

"Birbirimize neden yabancı olduk, niçin görüşemiyoruz, aramıza birileri mi girdi yoksa?" gibi hafiften sorgulayın.

Geçiştirici cevaplar veriyor, gözünü, yüzünü sizden kaçırıyor, lafı eğip büküyor, konuşmaya yanaşmıyorsa, demek ki "işin içinde iş vardır."

Kesin bir öğreninceye kadar "perdeyi" yırtmayın, fakat gönlünü birine "kaptırdığı" kanaatine varırsanız, olayı ciddiye alın. Hatasını itiraf eder, pişmanlık duyarsa, demek ki problem büyüktür. Fakat aldırmıyorsa, ilişkilerinizi gözden geçireceğinizi söyleyin, görmezden gelmeyin.

 

 

Paylaş
Tweet
Paylaş
Gönder
Yazdır
A
A
Patlamadan bir acı haber daha
BEBEĞİYLE UYUTULUYORDU
Etiketler : Mehmet PAKSU, sırdaş

Yorum Yaz

VİDEO GALERİ

Fanatik yahudi BBC muhabirine saldırdı
  • Fanatik yahudi BBC muhabirine saldırdı
  • Emniyet müdürü: Hırsızı teröristi yakalarım
  • Selam Tevhid soruşturması
  • Polis müdürü: Haram lokma yemedim


YAZARLAR

  • Erhan BAŞYURTErhan BAŞYURT'Yeni Türkiye' uçurumun kenarında
  • Nazlı ILICAKNazlı ILICAKYeni Türkiye
  • Gülay GÖKTÜRKGülay GÖKTÜRKDİSK çarpık saflaşmayı kırıyor
  • Yavuz BAYDARYavuz BAYDAR12 Eylül ruhu, geldiysen üç kere vur!
  • Gökhan BACIKGökhan BACIKÜmmet-i acziyet
  • Aykut IŞIKLARAykut IŞIKLARSu yolunu bulamayınca doğanın intikamı oluyor
  • Bilal ÖZCANBilal ÖZCANGülmira'nın öyküsü!
  • Elif KORKMAZELElif KORKMAZELYazı kışı olmayan bir sebzedir 'o'...
  • Ali DEMİRELAli DEMİRELHz.Ömer başını niçin yere koyuyordu?
  • Erdoğan SÜZERErdoğan SÜZEREkonomiyi bekleyen riskler
Erhan BAŞYURT'Yeni Türkiye' uçurumun kenarında

FOTO GALERİ

  • Milyonerler hangi şehirlerde yaşıyor?
  • Cumhurbaşkanı adaylarına ne kadar bağış yapıldı
  • Yüzyıllardır korunan yiyecekler
  • Prens George 1 yaşına bastı
  • Tatvan'da korkunç kaza
  • Gülben Ergen Erhan Çelik çiftinin ilk görüntüsü
  • Ay'da en çok taprağı olan Türk
  • Ünlü çiftin dudak uçuklatan kira fiyatı
  • Bu yiyecekleri asla dolaba koymayın
Milyonerler hangi şehirlerde yaşıyo