12 Şubat 2012 Pazar
Yazıyı küçült Yazıyı büyüt
Erhan AFYONCU
Erhan AFYONCU
eafyoncu@bugun.com.tr
Facebook ile paylaş Twitter ile paylaş Arkadaşına gönder Yazdır

Boğaz'ı donduran İstanbul kışları

Eskiden kar İstanbul'a geldi mi, gitmek bilmez Boğaz ve Haliç bile şiddetli kışlarda donardı
İstanbul'a biraz kar yağınca hayat duruyor ve ne yapacağımızı bilemez hale geliyoruz. Ancak bu yaşadığımız kış filan değil. Cumhuriyetin ilk yıllarında ve Osmanlı döneminde kar, yağdı mı, pir yağardı. Haliç'in ve Boğaz'ın bile şiddetli kıştan dolayı donduğu olmuştu. Zeynep Dramalı, Tarihi Tersten Okumak isimli kitabında İstanbul'un şiddetli kışlarını anlatır.

Genç Osman'ın öldürülmesinin işareti

Osmanlı döneminde en şiddetli kışlardan biri talihsiz hükümdar Genç Osman zamanında meydana geldi. 24 Ocak 1621'den 8 Şubat 1621'e kadar hiç durmadan kar yağdı. Kışın şiddetinden İstanbul Boğazı'nda deniz buz tuttu, sadece ortasında bir nehir büyüklüğünde bir yer akmaya devam etti. 9 Şubat'ta ise İstanbullular gözlerine inanamadılar. İstanbul Boğazı tamamen dondu ve şehir halkı Eminönü'nden Üsküdar'a yürüyerek gidip gelebildiler. Haliç de donduğu için Eminönü'nden Galata'ya aynı şekilde geçilebilmişti.

Tarihçi Tuği, Musibetname isimli eserinde bu hadiseyle ilgili olarak, "1621 senesinde Boğaziçi dondu. Üsküdar ve Beşiktaş arası kara olup, üzerinde adamlar gezip, Üsküdar'dan İstanbul'a yürüyerek gidip gelirlerdi" demişti.
Boğaz'ın donması İstanbul için bir felaketti, gıda ihtiyacının çoğunu dışarıdan temin eden şehre gemi gelemediği için yiyecek fiyatları arttı. Ekmek ve et fiyatları birkaç misline çıktı ve büyük bir kıtlık yaşandı. Mart ayının başlarında havanın yumuşamasıyla Boğaz'da ulaşım tekrar başladı. Bu olmasaydı, İstanbul'da büyük bir halk isyanı yaşanacaktı.

Osmanlı tarihçileri Boğaz'ın donmasını İkinci Osman döneminde meydana gelen diğer ilginç hadiselerle birleştirerek, Genç Osman'ın tahttan indirilmesine işaret olarak gösterirler.

Haliç dondu

İstanbullular 48 yıl sonra, 1669'da şiddetli bir kış daha geçirdiler. Boğaz'da yer yer donmalar meydana geldi. Üçüncü Osman'ın hükümdarlığı zamanında 1755 kışı da çok şiddetliydi. 11 Ocak 1755'te Haliç'in tamamı, İstanbul Boğazı'nın da önemli bir bölümü dondu. İstanbullular Haliç'in iki yakasını yürüyerek geçtiler. İstanbul'da denizin donması bir kez de İkinci Mahmud döneminde görüldü. 1823'te İkinci Mahmud'un hükümdarlığında denizin bir kısmı ve musluklardan akan su donmuştu.

Cumhuriyet dönemi İstanbul kışları
 
Cumhuriyet döneminde İstanbul'da ilk şiddetli kış 1929'da yaşandı. 1929 kışı gerçekten çok şiddetli olmuş ve İstanbullular'ı canından bezdirmişti. 2 Şubat 1929'da İstanbullular ani ve şiddetli bir kar yağışıyla karşı karşıya kaldılar. Tipi yüzünden vapurlar işleyemedi, tramvaylar çalışamadı. Şehrin çevreyle bağlantısı kesildi. Sıcaklık eksi 12 dereceye kadar düştü. Evlerin çatılarında bir metreden fazla buzlar oluştu. İstinye önlerinde Boğaz buz tuttu. Eyüp civarında Haliç dondu. Kâğıthane Deresi, Göksu, Kurbağalıdere ve Terkos Gölü tamamen buz tuttu.
Ara sıra güneş çıkar gibi olduysa da kış bir türlü gitmiyordu. 1 Mart 1929 günü İstanbul Boğazı Karadeniz'den gelen buzların istilasına uğradı ve Boğaz dondu. Boğaz bir anda buz istilasına uğrayınca vapurlar işleyemedi. Mart'ın ikinci haftasında havalar biraz ısındı ve buzlar da eridi.

1929 kışını aratmayan bir başka kış 1954'te yaşandı. 23 Şubat 1954'te İstanbul'da görülmedik şiddette bir kar fırtınası meydana geldi. Saatte 100 kilometre süratle esen rüzgâr İstanbul'da hayatı felç etti. Vapur seferleri yapılamazken, uçak seferleri iptal edildi. Kara ulaşımı aksadı. Tuna'dan kopup Karadeniz'e yayılan büyük buz kitleleri Boğaz'ın Karadeniz çıkışını kapattı. Buzlar yüzünden gemilerin İstanbul Boğazı'na geçişleri durdu.
25 Şubat'ta ise İstanbul'un tarihî kışlarından birisi daha meydana geldi Boğaz baştan sona tamamen dondu. İstanbullular, Boğaz'ın bir sahilinden diğer sahiline yürüyerek geçtiler. İnsanlar donan Boğaz üzerinde resim çektirerek tarihe geçtiler.

15 yıl sonra İstanbullular 1969'da bir karakış daha yaşadılar. 1969 kışında Büyükçekmece Gölü, Küçüksu, Kağıthane dereleri ile Elmalı barajı tamamen donmuştu.

Osmanlı tarihinin gür sesiydi

Bugün Osmanlı tarihine hemen hemen herkes gururla sahip çıkıyor. İnsanlar övünerek Osmanlı tarihini konuşuyor. Birkaç çatlak ses çıksa da herkes Osmanlı'nın devamı olduğunu rahatça ifade ediyor. Ama yakın zamanlara kadar durum böyle değildi. Geçmişe o kadar olumsuz bakılıyordu ki, Osmanlı'dan en son kurtulan millet Türkler'dir gibi saçma sapan iddialar bile vardı.

Türkiye'nin bir dönemine damga vuran Yılmaz Öztuna gibi tarihçiler sayesinde geçmişle bağlantımız tekrar kuruldu. Geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz Yılmaz Öztuna, Osmanlı'nın adının olumlu anılmadığı, geçmişe sahip çıkılmadığı dönemlerde imparatorluğun değerini vurgulamaktan kaçınmadı. Yazdığı Türkiye Tarihi ve çıkardığı Hayat Tarih Mecmuası'yla tarihi kitlelere indirdi ve sevdirdi. Günümüzde Osmanlı tarihi üzerine binlerce kitap bulabiliyoruz. Ama Türkiye Tarihi'nin yayımlandığı 1960'lı yıllarda, insanların rahatça okuyup anlayacağı derli toplu bir Osmanlı tarihi kitabı yoktu. Türkiye Tarihi yüzbinlerce satıldı ve birçok insan tarih bilincini ve sevgisini bu kitaptan kazandı. Allah rahmet eylesin.

Kar afet midir?

İstanbul'a kar yağdı mı, şanlı medyamız kar yağışını "Beyaz kâbus", "Beyaz işkence", "Beyaz afet" gibi başlıklarla olumsuz bir haber gibi verir. Karın yağmamasının neler kaybettireceği hiç düşünülmez. İstanbul'daki barajlarda su kalmayınca da eyvah çığlıklarıyla manşetler atılır.

Kar berekettir

Osmanlı döneminde kış şimdikinden daha şiddetli yaşanmasına rağmen kar yağışına çok farklı bakılırdı. Tarihçi Taylesanizade Hafız Abdullah Efendi, 29 Ocak 1787'de İstanbul'a çok kar yağdığını, Anadolu ve Rumeli'den gelen haberlerde durumun orada da öyle olduğunu söyler ve bununla ilgili olarak şu yorumu yapar: "Bu berekettir."






Yazarın son yazıları






Yazının Yorumları (0 yorum)



  • Son Dakika
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan

AK Partili siyasetçiye suikast

ŞIRNAK AK Parti İl Başkan yardımcısı Ali Kılınç, evinin önünde...

3 dahi isim İstanbul'da

Rönesans'ın 3 büyük dahi ressamı Michelangelo, Leonardo ve Raphael, 1...

Bir kadın cinayeti daha

Saray'da bir kadın, inşaatta vücudunun çeşitli yerlerinden...

Foseptiğe düşen liseli öldü

Arkadaşının telefonunu ararken üzerine bastığı kapağın çökmesiyle...

Helal sana dedirten fedakarlık

Can Babalık'ın yaptığı fedakarlık, takip edenlere “Helal sana Can”...

Hiç bilmediğiniz gerçekler

Hayvanların ilginç sırları, Dünya'da gerçekleşmiş ilkler... Dünya...

Bu kadarına da pes yani!

Beyoğlu’nda, akıllara durgunluk veren bir yöntemle dilencilik yapan...

Türkiye'yi güçlendirecek proje

'Aile Sosyal Destek Programı' projesi pilot iller; Kırıkkale ve...

Bir günde 5 kişi öldü

Kene ısırmasından kaynaklanan Kırım Kongo kanamalı ateşi (KKKA)...

Hangi ilin nesi meşhur?

Memleketiniz hangi ürünüyle tanınıyor biliyor musunuz?

Jiletli saldırıya 5 yıl hapis!

Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne getirilen İsa İpek'in, ...

Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın. Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Erken rezervasyon fırsatları

Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.