Kaderde değişmeyen üç şeyİlahiyatçı Mehmet Paksu gündelik yaşamda karşılaştığınız sorunlara çözümler sunuyor... Kaderde değişmeyen üç şey "Kaderde üç şey değişmez" diyorlar. Bunlardan biri de "evleneceğimiz kişiymiş." Birini çok seviyorum ama o beni sevmediğini söylüyor. Dua ederek onun sevgisini kazanabilir miyim, onunla evlenebilir miyim? "Kaderi ancak dua değiştirir" deniyor. Sizin yazılarınızda okudum. Bana bir yol gösterin, iyi değilim. "Evleneyim" diye Rabbime hep dua ediyorum. Ne yapmalıyım? (Rumuz: Ramazan) Sadece zaruri kader değişmez, zaten değişmesi de mümkün değil. İnsanın boyu, rengi, ırkı ve ailesi gibi şeyler değişmeyen kadere birer örnektir. Kaderin değişmeyen diğer şekli de küçük kıyamet olan insanın ölümü ve büyük kıyamet olan dünyanın ölümüdür. Bunlarda insanın iradesi söz konusu olmadığı gibi, olay bütünüyle kaderin hükmüne tabidir. Bunun dışında diğer insanın iradesinin bulunduğu her meselede kaderî değişiklikler olabilir ve mümkündür. Bir insan kiminle evleneceğine hususunda kendisi tercihte bulunur, kendi iradesi ve aklıyla karar verir, kader de devreye girer. Yoksa kader insanı bir insanla evlenmeye zorlamaz, dolayısıyla insan hiç istemediği, kabul etmediği bir kişiyle evlenmek mecburiyetinde kalmaz. *** Sizi sevmeyen, sizinle evlenmek istemeyen bir insanı fiili veya sözlü duanızla değiştirebilir misiniz, değiştiremez misiniz, böyle bir şey mümkün olur mu, olmaz mı, konu bütünüyle yaptığınız duanın Allah tarafından aynen kabulü ile alakalı bir durumdur. Siz araya bazı insanlar koyarsınız, evlenmek istediğiniz kişinin isteklerine ve taleplerine göre hareket edersiniz, bazı konularda söz verirsiniz, vaatlerde bulunursunuz, o da zaman içinde size ısınır ve kabul edebilir. Bu fiili bir duadır. Böyle bir duanın kabulünü zaman gösterecektir. Bu duaya bir de kavli/sözlü duayı da eklersiniz. Hacet duası, istihare duası, salâvatlar ve benzeri duaları yaparsınız. Böyle bir evlilik sizin için hayırlı olacaksa, Allah takdir eder, niyetiniz gerçekleşir ve nasip olur. Ancak o kadar dua etmenize rağmen evlenmeniz mümkün olmasa bile bir yılgınlığa ve ümitsizliğe düşmeyin. Allah bir kapıyı kapatırsa başka açık kapılar gösterir, o kapılardan girersiniz, o kişiyle yuva kurarsınız. Hangi sözler boşamaya götürür? 10 günlük nişanlı ve nişan sırasında dini nikâhı yapılmış bir kıza nişanlısı kızgın bir şekilde telefonda bir anlaşmazlıktan dolayı "Ben yüzüğü çıkardım, sen de çıkar, bu iş bitti" tarzında söz beyan etti ve karşılıklı alınan şeyler birbirlerine iade edildi. Kızın ailesi karşı tarafın güvenilecek şahıslar olmadığını daha detaylı öğrendi. Bu durumda nikâh dinen düşmüş müdür? Damat belli bir süre sonra "Ben bu sözleri boşama amacıyla söylemedim" diyor. Bu sözler yeterince açık değil mi? Ne yapmamız gerekir? (Rumuz: Ömer) İslam hukukuna göre boşamada iki tür söz esas alınır. Birisi, "Seni boşadım, sen boşsun" gibi açıkça boşamayı bildiren sözlerle gerçekleşen boşamadır, buna "ric'î boşama" denir. Diğeri de "Seni terk ettim", "Çık, git" gibi hem boşama hem de başka anlamlara gelen kinayeli/dolaylı sözlerdir. Buna da "bain boşama" adı verilir. Kinayeli sözlerle yapılan boşamalarda Hanefîler'e ve Hanbelîler'e göre ya boşayanın bu sözleri boşama niyetini taşıyarak söylemiş olması gerekir veya yaşanan halin ve ortamın boşama iradesini göstermesi icap eder. Mâlikîler ve Şâfiîler ise bu durumlarda sadece niyete itibar ederler, boşama halinin bulunmasını dikkate almazlar. Buna göre damadın "Ben bu sözleri boşama niyetiyle söylemedim" diyorsa, bu ifadesine itibar edilir, dolayısıyla boşama gerçekleşmemiş olur. Faraza boşama gerçekleşmiş olsa bile, "bir veya iki boşama" niyetiyle söylemişse, üçüncü talakı vermediği sürece yeni bir nikâhla tekrar bir araya gelmeleri, evlenmeleri mümkün olur. Bu açıklamalara ilave olarak, tam tatmin olmak ve şüpheden kurtulmak için bulunduğunuz il/ilçe müftülüğüne iki taraf olarak gider, durumunuzu anlatır, verilen fetvaya göre amel ederseniz daha isabetli olur. |
|
|
| « Önceki Haber | Sonraki Haber » |
|
|
|
|
|
|
Can Babalık'ın yaptığı fedakarlık, takip edenlere “Helal sana Can”...