Korku hissini nasıl yenerim?Soru: "19 yaşında inançlı bir genç kızım. Allah'a inanıyorum. Ama nedendir bilmiyorum içimde hep bir korku var. İnsanlardan, hayatın zorluklarından, ölümden, başarısızlıktan, kısacası her şeyden korkuyorum. Bu da beni başarısız ve mutsuz kılıyor. Bu korku, inanç zafiyetinden mi kaynaklanıyor?" Zerrin Deren Sevgili Zerrin! Bir bebek, bir çocuk ya da bir genç eğer anne babasını sever, onlara güvenirse daha ilk günden itibaren bu "güven"le çok rahat yaşar, başarılı ve sağlıklı bir süreç geçirir. Biz insanlar da bu koca kâinatta yaratıcıya, O'nun bizi sevdiğine, şefkatli ve merhametli olduğuna inanır ve güvenirsek mutlu yaşar, kaygı ve korkularımızdan kurtuluruz. Eğer her şeyi O'nun yaratıp idare ettiğine, her zerrenin O'nun emri ile hareket edebildiğine dair inancımız yeterli olmazsa Allah'tan yeteri kadar istifade edip layıkıyla saygı gösterip korkmazsak bir tek Allah'tan korkacağımıza her bir şeyden, atomdan, zerreden olaydan korkar hale geliriz. Bu korku da bizi olmadık kaygılara sürükler, vehimler içinde bırakır. ALLAH'A İNAN VE GÜVEN Mesela, hasta olduğumuzda, "Hastalık geçmeyecek, sakat kalacağım, işlerim aksayacak, kötü olacağım, bu mikroplar beni öldürecek" gibi vehimler içine girersek, bağışıklık sistemimiz altüst olur, moral sıfırlanır ve belki de korktuğumuz başımıza gelir. Hâlbuki mikroskoplarla binlerce kez büyütünce ancak görebildiğimiz bakteriden korkmayıp, mikrobu da, hastalığı da, ilacı da, şifayı da yaratanın Allah olduğuna inanıp, sebepler çapında çare ararsak kurtuluşa ereriz. Şöyle bir hikâye anlatılır: Zamanın birinde uzak bir diyarda, dağınık kızıl saçlı, en az üç-dört metre boyunda tek gözlü eli baltalı bir dev yaşarmış. Her yıl bir vakitte dağdan köye iner, ahaliye bağırırmış... "İçinizde en güçlü, en cesur kim varsa gelsin onu öldürüp yiyeceğim." dermiş. Köylüler de her sene hem çaresizlik hem de bir ümitle güçlü bir adamı onun önüne iterlermiş. Kurbanlar her sene devin karşısına çıkarlarken korkudan tir tir titrerlermiş. BENİM ADIM KORKU! Bir gün köye inançlı, korkusuz bir cengâver gelmiş... "Bu köyü çok sevdim. Buraya yerleşeceğim" demiş. Köylüler de "Böyle, böyle, böyle" diyerek devden bahsetmişler. Yiğit adam, "Ben böyle şeylere pabuç bırakmam" deyip kılıcının bakımını yapmış. Gün gelmiş, çatmış. İnançlı akıncı, korkusuzca devin üstüne yürümüş. "Yeter senden çektikleri, senin yüzünden Allah'tan değil 'dev'den korkar hale gelmiş bu ahali" diyerek bir taraftan da kılıç savurmuş. Bir de ne görsünler koca dev sanki şişme bir balon gibi küçülüyor, sönüyormuş. Sonunda cesur adam, kılıcı kalbine sokmuş cücenin ve sormuş, "Kimsin sen yahu!" Minnacık dev acı içinde fısıldamış: "Benim adım korku." Allah'a kul olan ve O'ndan korkan, hiçbir şeyden korkmaz. Paraya, pula, şöhrete, makama, insan ve hayvanlara, eşya ve hadiselere de tapmaktan ve kul olmaktan kurtulur. Allah'a kul ve köle olan, böylece ruhunu ve bedenini saran tüm zincir ve prangaları da kırar... HAZIRLAYAN: ALİ DEMİREL-BUGÜN GAZETESİ |
|
|
| « Önceki Haber | Sonraki Haber » |
|
|
|
|
|
|
Can Babalık'ın yaptığı fedakarlık, takip edenlere “Helal sana Can”...