Romanya’nın görkemli başkentiBugünkü adresimiz 2,2 milyon nüfusu ile Avrupa Birliği’nin en büyük 6. kenti olan Bükreş. Romanya’nın güneyinde bulunan kent, Dambovita Nehri’nin üzerinde yükseliyor. Ortaçağ’a ait neoklasik ve özgün tarihi yapıları, komünist dönemden kalma eserleri ve çağdaş mimarisiyle tarih kokan bir kent... Aydan ÖNDER aydanonder@bugun.com.tr 19yüzyılda ‘Balkan’ların Paris’i olarak ün yapmış Bükreş, sanatın ve mimarinin masalsı başkentlerinden biri olmuş ancak Nikolay Çavuşesku’nun diktatörlük döneminde görkemini yitirmişse de bugün iddiasını sürdürüyor. Kentte 37 müze, 22 tiyatro, opera ve konser salonları ile bir kültürel zenginlik göze çarpıyor. Bazı bölgeler mimarisiyle başlı başına bir açık hava müzesi niteliğinde. Bu görkemli kentin, ismini Bucur isminde bir çobandan aldığını biliyor muydunuz? ‘Neşe’ anlamına gelen Bucur isimli çoban, çaldığı flütle tüm şehirlilerin kalbini kazanmış ve şehrin de isim babası olmuş. OSMANLI’DAN AVRUPA BİRLİĞİ’NE Hemen Romanya ile ilgili tarihi bilgileri de tazeleyelim. Romanyalılar ilk defa 14. yüzyılda Eflak Beyliği, Boğdan Beyliği ve Erdel Beyliği ile tarih sahnesine çıktılar. 15. ve 16. yüzyıllarda bu üç ülke de Osmanlı Devleti’nin himayesi altına girdiler. 1878 yılında yapılan Berlin Antlaşması’yla Eflak ve Boğdan Osmanlı Devleti’nden bağımsızlıklarını kazandı ve Romanya adı altında birleştiler. 1944 yılında Kızıl Ordu Romanya’yı işgal etti. 1947 yılında komünist Romanya Halk Cumhuriyeti ilan edildi. 1989 yılında Romanya Devrimi’yle Çavuşesku iktidarı son buldu ve Romanya demokrasiye geçti. 2004 yılında NATO’ya 1 Ocak 2007 tarihinde de Avrupa Birliği’ne katıldı. Meydanlar, saraylar ve kiliseler şehri Devrim Meydanı Komünist lider Çavuşesku’nun ölümünü ve komünizmin 1989’da yıkılışını temsil eden Devrim Meydanı, Bükreş’te görmeniz gereken yerlerden biri. Meydanda bulunan beyaz balkon, komünist liderin iktidarının sona ermesine ve ölümüne tanıklık etmişti. Çavuşesku, balkonda konuştuktan sonra eşiyle bir helikoptere binip kaçmaya çalışmış ancak yakalanıp öldürülmüştü. O günlerde Merkezi Komite binası olan bu yer şu anda Romanya Senatosu’na ev sahipliği yapıyor. Kraliyet Sarayı Tüccar Dinucu Golescu’nun malikanesi olarak 1812’de yaptırılan bu bina daha sonra devlet tarafından satın alınmış. Prens Alexander John Cuza döneminde, 1859 yılında kraliyet ailesinin taşınmasıyla saray statüsü kazanmış. Ülkedeki en önemli sanat koleksiyonunu görebileceğiniz binada, Rembrandt, Renoir ve Rubens gibi Avrupalı ustalar dışında Constantin Brancusi ve Teodor Aman gibi devirlerine imza atmış Romanyalı sanatçıların da eserleri bulunuyor. |
|
|
| « Önceki Haber | Sonraki Haber » |
|
|
|
|
|
|
Can Babalık'ın yaptığı fedakarlık, takip edenlere “Helal sana Can”...