Evet, “cehalet nehrinde akıp giden dindarlar gördükçe…” diye yazdım, maalesef yıllardır seyrettiğim aynı manzara; din cehaletinin kurbanı dünya.
Demokrasilerde toplumlar her konuyu tartışabilir, her kesim günlük yaşamına özgürce devam eder, din, dil, ırk, kıyafet, yaşam şekli baskıları yapılmaz, her bireyin hak ve özgürlükleri garanti altındadır (kağıt üstü durum budur)… Demokrasi ile din yanyana gelemez diyenler ne demokrasiyi ne dini doğru dürüst bilmedikleri için olsa gerek yanılırlar. Yanıldıklarını düşünmezler çünkü aslında her ikisinin de olması gerektiği halini değil çarpık halini görmektedirler uygulamalarda…
Demokrasi tanımı zaten dinin de öngörüsüdür. Baskı kurmamak, cana ve mala zarar vermemek, saygı, hoşgörü, bireysel hak ve özgürlükler gibi kavramlar temel benzerliklerdir. Demokrasinin yasakları bu dünyalıktır, uymayan cezasını burada çeker ama becerebilirse kaçma imkanı vardır. Dindeki tavsiye ve yaptırımların ödül ve cezası öteki dünyadadır ve kaçışı yoktur. Demokraside yaşam bu dünyada biter, bir ödül yoktur içinde, dinde cennet ve cehennem kavramları vardır. İsteyen inanır dinine uygun yaşar, istemeyen uygulamaz, dinde zorunluluk yoktur ancak inanana bu dünyada dini hatırlatmak, bir çağrı yapmak görevi verilmiştir. Bununla yükümlüdür ancak zorlamada bulunması yasaktır (kitap içi durum da budur). Dolayısıyla inançlı ve inançsız kimselerin ne demokratik düzende ne de dindar yaşam alanında birbirleriyle sıkıntısı olmaz (mantıklı ve insani olan da budur). Ancak görüyoruz ki dünyada bu birliktelikte sorun var… Peki akıl dışı bu durumun nedeni ne?
Bir neslin, bir milletin dindar olup olmamasından, hangi dine mensup olduğundan, ateist mi iyidir, dindar mı yoksa azıcık inançlı mı makbuldür polemiğinden çok daha önce bu sorunu çözmek lazım. İki başlı bir sorundur bu. Bir uçta uydurma dinlerle düşmanlığa, sevgisizliğe, hoşgörüsüzlüğe ve tabii ki yolun sonunda savaşlara itilmek, diğer uçta aslında hiç de demokratik olmayan uygulamalarla dindar kesimlere baskı ve engellemeler getirmek.
Bilinmelidir ki korkulması gereken din, hele İslam dini hiç değildir aslında. İslamı özgün haliyle bilen bu gerçeği de çok iyi bilir. Korkulması gereken “çarpıtılmış din” anlayışıdır. Her çeşit terörün altında eli olanların en büyük silahlarından, en büyük dayanaklarından biridir çarpıtılmış din. Yüzlerce yıldır dini çarpık tutmak için de büyük çaba gösterirler zaten. Ellerine silah tutuşturdukları üç beş yobaza her çeşit imkanı sunar, terör örgütü haline getirir, kendi kamplarında eğitir hatta kendi halklarını bile gözlerini kırpmadan öldürtür sonra da medyalarından “İslami terör” başlıkları atar, filmler yapar, halkları korkutur, birbirine düşürürler. Çarpık dinleri yayacak ‘çarpık din adamları’ salarlar ortalığa. Her ülkede kurdukları medya ağlarından bu kişileri öne çıkartır, dini doğru düzgün öğrenme imkanı olmayan halka bu kanallarla ulaşır, dudak uçuklatan hurafeler yayarlar. Öyle büyük hesaplar vardır, öyle büyük paralar yatar ki bu olayların altında, duyanın inanası gelmez.
Dinin bilimle çakıştığını söylerler, bilimle ilimin içiçeliğinin anlaşılmasından ödleri patlar. Dinin akılla uyuşmadığını söyler, fal, burç yorumu gibi, hayatın zorlukları karşısında küçük bir terapi kıvamında tutulmasını sağlamaya çalışırlar. Bunun için “küçük uygulamalara, mini ibadetlere” izin verir hatta desteklerler. Çok büyük bir silahtır “çarpık din” bu “yöneticilerin” elinde, bir ateş topudur. Kolay değildir dünyayı istedikleri gibi yönetmek. Güçlü silahlar zayıf akıllar lazımdır. Yoksa çok iyi bilirler ki “inançlı” bir kişi eline silah almaz, çalmaz, kara paraya dokunmaz. Aç kalır, ölür yine de yapmaz çünkü bu dünya sadece bir görüntüdür ve bir imtihan yeridir.
Mezhep kavgaları büyük oyunlardan biridir tıpkı dinler hatta cemaatler arası düşmanlıklar gibi. Yine az akıllıların ve neye inandığını aslında çözememişlerin düştüğü tuzaktır. Dinler kitaplardan yola çıkar, kitaplar öldürmeyin, barış içinde yaşayın der, insanlar din adına öldürür… Kitap aynıdır, nasıl olursa olur, altında kollara ayrılır. Olacak şey değildir çünkü kitapta söylem tektir. Tıpkı bilimde olduğu gibi ilimde de cahillik vardır. Eğitimsizlik, ezber, araştırma yerine duyumla yetinme. Ve bu kişileri atmaca gibi bekleyen silah tüccarları. Dünyanın her yerinde aynı oyun vardır, aynı oyun kurucular… ve piyonlar...
Din karşıtı kesimlerin İslam karşısında en çok kullandığı argüman olan “din savaştır, fakirliktir, cehalettir” söylemleri bir zamanlar akıllarda soru işareti bırakabiliyordu ancak artık teknoloji çok ilerledi, internete ulaşamayan kalmadı. Dünyadaki emperyalist dediğimiz güçlerin, birçok çıkar grubunun din kavramını nasıl çarpıttığını ve kullandığını ilkokul çocukları bile öğreniyor. Bu devirde İslam’ı kötülemek, savaş, fakirlik, düşmanlık, yobazlıkla ilişkilendirmek ya ciddi bir cahilliktir ya da dünya çapındaki bu çıkar gruplarına ait hiyerarşik düzenlerin bir basamağından seslenmektir. Ve sadece “kötülerin” işine yarar…
metincim! dinini yaşıyorsa gecekonduda yasayan,dine senin gibi bakan birine veya israf icersinde yasayan zengine gore allah indinde daha kıymetlidir.soruna aslında cevap verdim ama ya kaçırdın ya da anlamadın.soru sırası bende.ruslar dinsizlikle bir yere varılamayacagını bütün dunyaya gostermedi mi?
H.K. - 1 - 17:51 / 2012.02.13
arkadaşlar,kimse kendini kandırmasın.kimse kendini din tüccarlarına kaptırmasın.din,iman diyerek kendileri,evlerini osmanlı mimarisirene döşetirken,onlara oy verenlerin,gece konduda oturdugunu,yiyecek ekmege muhtaç oldugunu kimsede unutmasın,derim.
metin 2 - 23:33 / 2012.02.11
hk,arkadaş,benim algıladıgım çarpıtılmış din ise.o zaman sizde beni yanıltın,bak şu ülke din ile bir yerlere varmıştır diye örnek gösterin.
metin - 23:29 / 2012.02.11
cenap efendi:daha once kimsenin dine birsey dedigi yok demistin simdi ise muslumanların 1400 yılına laf ediyorsun.bu celiskili zihinle düşunsen ne olurki?günah sadece islamda olan bir konuymus sanki.dusunme sorgulama diyen de yok ustelik.ama muzice olayını istisna olarak aklın almıyorsa ve bu yüzden
H.K. - 2 - 22:10 / 2012.02.11
peygamberlere yalancı gozüyle bakıyorsan,bu is allah’ı inkara gider,diger yandan dine kimsenin bir şey dedigi yok demen tutarlı olmaz.aklının yettigi olcüde,omrün boyunca düsun,düşunerek de yaratıcıya ulaşman mumkun.kısadan,peygamberler yoluyla dine ulasanın tercihi sana dert mi,onlar dusunmuyor mu?
Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın.
Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir. İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.